Modarazzi | Yaşama Dair Her Şey |

Sevginin Ne Konuşmaya, Ne De Duymaya İhtiyacı Var

Sevginin Ne Konuşmaya, Ne De Duymaya İhtiyacı Var

Girne Boğaz’ında ikamet eden sevgili Emine’nin daha önce Can Dostu Sütlaç’ile olan duygusal hikayesini sizlerle paylaşmıştık. Bu günde Emine hanım bizlerle kedisi Süper Baba ile olan hikayesini sevginin en güzel sözcükleriyle anlatmış. İşte o güzel anlatımla “Süper Baba”nın Hikayesi…

Sevginin ne konuşmaya, ne de duymaya ihtiyacı var….

Can Dostu Şirin Baba

Can Dostu Şirin Baba

“Neresi daha karanlık bu alemin?” diye sordular. Ben de cevap verdim. ”Sevginin olmadığı her yer.

Tam üç buçuk yıl önceydi. Eşimle birlikte birkaç günlüğüne yurt dışına tatile gitmiştik. Eve geldiğimiz zaman, bizi evde bekleyen şeker ve yaşlı bir kedi misafirimizin olduğunu bilmiyorduk. Tombik göbeği ile kendi eviymiş gibi balkonda yatıyordu. Sahibi olduğunu düşünmüştük. Onu sevmemize izin vermişti. Hatta sanki yıllardır bizim kedimizmiş gibi hissettirmişti. Evin balkonuna daha sık gelmeye başladı. Sahibi olmadığını anlamıştık. Ona ne isim koyabilirim diye pek düşünmedik aslında. Bembeyaz tüyleri ile çok sempatikti ve o artık evimizin yeni üyesi, Şirin babaydı. Aslında esas ailemizden biri olduğunu hissettiğimiz gün, işte o inanılmaz mucize dolu gündü.

Kedimiz Şirin Baba

Kedimiz Şirin Baba

Şirin baba bir sabah arabanın makinesinde eşimle birlikte pek de kısa olmayan bir seyahate çıkıyor. Eşim işe gidiyor ve kısa bir süre sonra arabadan kedi sesi geldiği için eşime sesleniliyor. Şirin baba sıkışmıştı ve yardım bekliyor, ağlıyordu. Onu oradan çıkarmayı başardılar. Sadece Şirin babanın kulakları zarar görmüştü ve kanamıştı. Hemen veterinere getirildi ve acil ameliyata alındı. Olanları duyar duymaz hemen veterineri aradım. Ameliyatın başarılı geçtiğini fakat az narkoz verilmesine rağmen, yaşlı olduğu için Şirin babanın uyanamama ihtimali olduğu söylendi. İşte o an aslında her şeyin başladığı an. Bu durumu duyar duymaz içimde öyle kocaman ve derin bir acı hissettim ki. O kadar korktum ki onu kaybetmekten. Anladım ki, ben fark etmeden ona çok bağlanmışım. Birkaç saat sonra o güzel haberi aldım. Şirin baba uyanmış ve çok iyiydi. Kısa bir süre sonra onu alıp eve geldik. Sütlaç’ı kaybetmeden önce Şirin baba ve Sütlaç’ın öyle bir dostluğu vardı ki. Onların dostluklarını hayranlıkla izliyordum. Örneğin, Sütlaç yemek yerken, Şirin babanın da karnı aç olmasına rağmen asla Sütlaç ile kavga etmiyordu. Sütlaç’ın yanında oturup karnını doyurmasını bekliyordu ve Şirin baba kalanları yiyordu. Sütlaç etrafta yokken, Şirin baba onun yuvasında yatıyordu fakat yuvanın sahibi Sütlaç geldiği zaman, hemen onun yerinden kalkıyordu ve onun yakınına kıvrılıp yatıyordu. Harika bir dostluktu aralarındaki. İnsanlar değer verdiklerini kaybedince en yakınlarından güç alırlar. Elbette kaybetmek çok canımı yakmıştı. Fakat Şirin baba benimle daha farklı bir iletişime geçmişti. Gözlerime o kadar güzel ve sevgi dolu bakıyordu ki. O zamana kadar bu sevgiyi hissedememiştim.

Can Dostumuz Şirin Baba

Can Dostumuz Şirin Baba

Şu an Şirin baba bizimle birlikte. Ona olan sevgim öyle büyük ki, anlatmaya kelimeler yetmez. Sevgi. Mutluluk. Huzur. Korku. Hepsi bu sevginin içinde aslında. Her okul dönüşü Şirin baba’yı balkonda bulmak için dua ediyorum. Yağmurlu günlerde ilk aklıma gelen Şirin baba oluyor. İnşallah yağmura yakalanmadan balkondaki yuvasına gitmiştir diye düşünüp duruyorum. Eve geldiğim zaman beni gördüğündeki o sevinci var ya, öyle güzel hissettiriyor ki bunu bana. Hemen kucağıma gelip kırılıp yatıyor. Kocaman gözleriyle bana o kadar güzel şeyler anlatıyor ki. Biliyor musunuz? Şirin babanın kulakları duymuyor. Fakat o beni, ben de onu öyle derinden anlıyoruz ki. Sevginin ne konuşmaya, ne de duymaya ihtiyacı var…

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ