Modarazzi | Yaşama Dair Her Şey |

Çocuklarda Öfke Kontrolü

Çocuklarda Öfke Kontrolü

Hayatınıza bir çocuk girdiği zaman artık siz, eski siz değilsinizdir. İstediğiniz zaman dışarı çıkamazsınız, onsuz plan yapamazsınız vb. Fakat her şeye rağmen dünyanın en güzel varlıklarıdır onlar.

Çocuklarda Öfke Kontrolü

Kucağınıza bir kere aldıktan sonra, kokusunu içinize çektikten sonra, onsuz hayat düşünemezsiniz. Çocuklar büyüdükçe sorunları büyür diyorlardı. Evet doğruymuş. Özellikle bazı çocuklarda büyük bir öfke sorunu vardır. İlk başlarda çacuklar istediklerini elde etmek, konuşamakdıkları için ağlayarak anlatırlar. Bu zamanla her istediğini ağlayarak yaptırma isteğini doğurur. İstediğini elde etmek, özellikle de dikkatleri üzerine çekmek için başvurulan bir yöntem olmaya başlar. Bir yaşından sonra bu davranışlar daha çok ön plana çıkmaya başlar. Çocuklarda öfke kontrolü, aslında dürtüsel olarak başlar. Anne-babanın onları yönlendirmek istemesi ve onların karşı çıkması öfke krizinin başladığı noktadır. Böyle bir durumda çocuk ısırabilir, kendini yerlere atabilir ve vurabilir.

En Kritik Dönem 2 yaştır

Çocuk artık konuşmaya, yürümeye başlamıştır. Her istediğini yapmak ister. Hayır cevabını istemez. Karşı koyuldukça çocuktaki öfke artabilir. Böyle bir durumda yapılması gereken şey ise, onun öfkesine öfkeyle karşılık vermek yerine, sakinleşmesini beklemektir. Sakinleşince onunla konuşmaya başlamalı ve sorunun ne olduğunu öğrenmeye çalışmalısınız. Etrafa veya size vurmaya çalıştığında onu tutun ve göz göze gelmeye çalışın ve yapmaması gerektiğini söyleyin. Ona karşı ne kadar öfkeli davranırsanız, size aynı şekilde karşılık verecektir. Çocuklarda öfke kontrolü sağlamak için, her istediğini susturmak için yapmayın. Çünkü böyle bir durum karşısında çocuk, her sinirlendiğinde ya da ağladığında isteklerinin yerine getirileceğini düşünür. Aynı davranışı sergilemeye devam eder. Eğer doğru bir şekilde sorunun üstüne gidilmezse, ileride hiperaktivite, dikkat eksikliği, depresyon ve kaygı gibi psikolojik sorunlar ortaya çıkabilir. Böyle durumlarda kesinlikle danışmanlık hizmeti almanız gerekir.

««« Önceki Yazımız
Sonraki Yazımız »»»
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ