Modarazzi | Yaşama Dair Her Şey |

Bayramda Teknolojiyi Gerektiği Kadar Kullanın! Sevdiklerinize Daha Fazla Zaman Ayırmak Elinizde…

Bayramda Teknolojiyi Gerektiği Kadar Kullanın! Sevdiklerinize Daha Fazla Zaman Ayırmak Elinizde…

Her bayram geldiğinde aynı sözleri duyarız etrafımızdan. “Nerede eski bayramlar” diye.  Değişen toplumsal değerler mi yoksa içinde yaşadığımız teknoloji kolaylığı ve bize sunulan yaşam standartları mı?

Bayramda Teknolojiyi Gerektiği Kadar Kullanın! Sevdiklerinize Daha Fazla Zaman Ayırmak Elinizde…

Aslında bayramların kutlanma sebebi ve duygu bütünlüğünde bir değişim olmadı. Büyük kentlerde ve şehirlerde kişilerin yaşam standartlarına göre değişim gösterse de küçük şehirler ve köylerde henüz o eski özelliklerini korumaya ve yaşatmaya çalışan insanlar var. Gerek şehir hayatı yaşayanlar gerekse kırsal kesimlerde yaşayanlar eski ve yeni bayramlar arasındaki farkı konuşuyor olsalar ve geçmiş bayramlara  bir özlem duysalar da, hızla gelişen teknoloji  bayramların yaşanma seyrini de değiştirmiş durumda.

Dilerseniz biraz eski bayramlardan hatırlatmalar yapalım; o günleri yaşayanlara bir nostalji, yaşamayan gençlere hoş öykü tadında okuyacakları bir hikaye olsun hatırlatacaklarımız… Ne dersiniz?

Eskiden bayram öncesi her evde güzel bir telaş olurdu. Bayram temizliği, yemekler, tatlılar, börekler hazırlanırdı. Pastanelerden ikramlık tatlı alınmazdı ve market alışverişi olmazdı. Zaten büyük marketler yoktu ve her mahallenin bir bakkalı ve manavı olurdu. Geniş bayram sofraları için önceden hazırlıklar yapılır, el emeği ile yapılan mis gibi yemekler sofralarda mutluluk ve neşe içinde yenirdi. Arife günü mutlaka mezarlar ziyaret edilir, dualar okunur, mezarlar temizlenir ve çiçeklerle süslenirdi. Küsler bayramda barıştırılırdı. Yaşlılar ziyaret edilir, el öpmeler çok daha fazla yaşanırdı. Tüm mahalle birbiriyle bayramlaşırdı. Bir de en önemlisi ne vardı biliyor musunuz? Bayramlaşma yapılamayan uzak akrabalar telefon veya elektronik posta ile değil de içerisine birkaç tane fotoğraf ilave edilerek bayram kartpostalı üzerine yazılan güzel bayram kutlamaları yazısı ile kutlanırdı. Bayramdan en az bir hafta önce kartpostallar alınır özenle üzeri yazılır zarfa konarak postaya verilirdi. Postacıların en yoğun çalıştığı günlerdi bayramlar. Kapıyı çalan postacının sesi kulaklarımda yankılandı bir anda. “posta” diyerek açılacak kapıları bekleyen postacılar ve gözü kapıda postacının kapıyı çalmasını bekleyen eşine,  nişanlısına, evladına, anasına, babasına ve sevdiklerine hasret çeken insanlar…

Bayramlar Çocuklara Bir Başka Güzeldi

Eski Bayramlar

Eski Bayramlar

Eski bayramlarda çocukluğu geçen biriyseniz mutlaka anılarınızdan hiç silinmemiştir o günler… Arife günü mutlaka banyo yapılır, bayramlık kıyafetler geceden ütülenip hazırlanır ve baş ucunuzda beklerdi. Sabahı zor eder ve heyecandan sıklıkla uykunuz bölünürdü. Büyükler çocuklar bir şey istediği zaman bayram gelsin de öyle alırız derdi. Ondan olsa gerek bayramda alınan yeni kıyafetler ve yeni ayakkabılar o kadar çok kıymetliydi ki. Günümüzde çocuklar istediği her şeye daha kısa zamanda erişebildiğinden bayrama özel alınan bir kıyafet olsa da asla geçmişte yaşanan o duyguyu yaşayamaz ve hissedemezler.

Bayramlarda verilen harçlıklar çocukların keyfini yerine getiren en önemli ayrıntıydı. Neler alınmazdı ki o paralarla! Pamuk şekeri, macun, pamuk helva… Bayram yerlerinin eski coşkusu da bir başka idi. Atlı karıncaya binmek, çarpışan arabalarda sıra bulmak için verilen mücadele ve mutlu sevinç çığlıklarının etrafa yayılan coşkusu görülmeye değerdi. Eskiyi yaşayan çocukların tek başına bilgisayar başında oynadıkları oyunlar yoktu. Onların sokakta arkadaşları  ile oynadığı, misket, çelik çomak, saklambaç ve yakan top oyunları vardı.

Sizlere özetle eski bayramlar ve yaşananları bir nebze de olsa hatırlatmak istedik. Elbette ki geçmişte kalan anılar, özlemler, gelenekler, ortak hisler günümüz teknoloji ve yaşam  koşulları içerisinde zorunlu farklılıklar gösterse de önemli olan içimizdeki sevgiyi, saygıyı, paylaşımı, manevi değerleri unutmadan ve unutturmadan gelecek nesillere aktarabilmektir. Hayat artık çok daha yoğun yaşanıyor. İş yoğunluğu ve yaşam mücadelesi içinde dinlenme fırsatı bulduğumuz bayram tatilleri  ev telaşı, yemek, gelen misafirler ve ziyaretler yerine uzaklaşmak ve tatili dinlenerek geçirmek isteğini daha cazip hale getiriyor. Dolayısı ile de tüm kutlamalar cep telefonu aracılığı ile yaşanıyor. Haklısınız elbette zaman ve koşullar böyle gerektiriyor. Fakat yine de birkaç ayrıntıyı düşünmek ve sevdiklerinize verdiğiniz değeri hissettirmek adına kutlama yaparken hazır bayram mesajları kullanmak yerine,  kişiye özel  mesajlar yazmayı deneyin. Kalbinizden geçen sözleri aktarın. İmkanlarınız doğrultusunda arayın veya görüntülü konuşun. Sesinizi ve görüntünüzü sevdiklerinizle paylaşın. En önemlisi de gerekmedikçe cep telefonlarınızın içine gömülmeyin. Yaşadığınız güzel anların tadını çıkartın. Sürekli paylaşım ve canlı yayınlarla uğraşmak yerine canlı canlı hayatın tadına varmaya bakın. Güzel anlarınızı, gezdiğiniz dolaştığınız yerleri sevdiklerinle sosyal medyada paylaşmak elbetteki en doğal hakkınız ama bunu abartmadan yapın. Bir de çocuklarınızı tablet ve cep telefonlarından olabildiğince uzak tutun. Onlara bayram tatilini fırsat bilerek daha fazla zaman ayırın ve birlikte yapacağınız doğal aktiviteler yaratın.

Unutulmaz anlar biriktireceğiniz, gönlünüzce güzel zaman geçireceğiniz, sevgiyi ve güzellikleri paylaşacağınız bir bayram geçirmeniz dileğiyle…

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ